İnsanın Doğası Doğal Olmaktır

Gerilim İnsanın Parçası Değil

Gerilim insanın varlığının bir parçası değil, sonradan yüklenen bir zihinsel programdan ibarettir. Bu zihinsel programın beslenme kaynağı aile, çevre ve toplum tarafından yüklenen egodur. Aile hayatı insanın doğası gereği karakterinin oluşumunda en önemli yapı taşlarından birisidir. Daha sonra çevre çok büyük bir önem arz etmektedir.

Bilinen her türlü gerilim; hep negatif yapay hislerden kaynaklanır. Sinirlendiğimizde tüm vücudumuz kırmızı alarma geçer. Kaslarımız kasılır, yüz kaslarımız çirkin bir ifade alır. Tüm vücutta yüksek bir gerilim oluşur. Gerilim normal bir durum değildir. İnsanın öz doğasına aykırı bir oluşumdur.

Kıskançlık, çekememezlik, kin, nefret, haset, bencillik gibi tüm olumsuz hisler yapaydır ve doğamızın bir parçası değildir. Korku da aynı şekilde varlığımızın bir parçası ve gerekli bir korunma aracı olarak öğretilse de korku asla varlığımızın bir parçası değildir.

İnsanın Doğası Pozitif Olmaktan Geçer

Pozitif Olmak

 

Gerilim üreten her türlü his yapaydır. İnsanın doğası; doğal, rahat, huzurlu, sevinçli, pozitif ve evrensel sevgi ile dolu olmaktır. Zaman zaman bu hisleri yaşayan insanların rahatlığı tüm vücuda da yansımaktadır. Doğal olan durum basitçe ego ve egoya hizmet eden tüm yapay hislerden ve programlardan uzak durmaktır.

Doğamızın bir parçası olmayan ve gerilim üreten yapay hisler şunlardır:

  • Nefret duymak
  • Öfke hissetmek
  • Kin duymak
  • Haset etmek
  • Yalan söylemek
  • Bencillik
  • Aşırı hırslı olmak

İnsanın Doğası Gereği Yani Doğamızın Parçası olan ve gerilim düşüren doğal haller:

  • Sevmek, karşılık beklemeden sevmek
  • Nötr ya da pozitif olmak
  • Kin beslememek ve yapılan kötülüğe iyilikle cevap vermek
  • Haset etmemek
  • Doğru yaşamak ve doğru konuşmak
  • Egosuz olmak
  • Gelip geçici olan hiçbir şeyi elde etmek için hırs yapmamak

Eğer ki insanın doğası sevgiyle beslenirse, hoşgörüyle her zaman iç içe olursa tüm sıkıntılarından arınacak ve yaşama pozitif bakmaya, empati kurmaya başlayacaktır.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir