Mutlak Mutlu Olmak ve Mutsuzluğun Anatomisi

Mutsuzluğun Anatomisi - Sennedersin.Com

Dünya nüfusu her gün değişmekle beraber doğum oranlarının ölüm oranlarından fazla olması sebebi ile gittikçe ivme kazanarak artmaktadır. Şu anki dünya nüfusu 7 milyar 322 milyon 278 bin 992’dir. Bu cümle yazıldığı an itibari ile oran değişmiştir. Her saniye insanlar ölmekte ve doğmaktadır. Yeryüzüne inen 7 milyar insanın istisnasız en büyük özlemi ortak bir noktada buluşuyor: mutluluk

Mutlak Mutlu Olmak

Mutluluk; Eski ABD başkanı Franklin D. Roosevelt’in dediği gibi herkesin peşinde koştuğu ve bir türlü yakalayamadığı hayali bir özlem midir, yoksa gerçekten ulaşılabilir bir gerçek midir?
Mutluluk henüz anlamı bile keşfedilmemiş, kaynağı tadı lezzeti çok az insan tarafından tadılmış bir gerçektir. Bahsettiğimiz mutluluk; zihnin bitmek tükenmek bilmeyen ve bir türlü doyurulamayan maddeye özlemine hapsedilmiş bir arzu-tutkudan çok daha farklı olarak sonsuza kadar ne artan ne de azalan tamamen arzu ve tutkuların son bulduğu nihai dinginlik halinde elde edilen bir duygudur. Zihnin mutlulukları kolayca gelir ve kolayca gider. Zihnin mutlulukları bir eşyaya bir metaya indirgenmiştir.Oysa büyük ermişlerin ve bilgelerin haber verdiği mutlak mutluluk; zihnin mutluluğu ile yakından uzaktan alakalı olmayan mutluluktur. Tam bir olgunluğa erişildiğinde gelip geçici olan dünyaya ve içindekilere duyulan her özlemin hayal kırıklığı ve mutsuzlukla bittiği gözlemleniyor.

Mutluluk Şarta Bağlanmaz

 

Mutluluğunun şartını paraya, mevkiye, prestije hatta bir sevgiliye bağlayanlar; bunları elde ettikten sonra asıl aradıkları şeyin bu olmadığını fark ediyorlar. Gerçek mutluluk; bir şey istemek ve onu elde etmekle değil, tamamen hiçbir şey istememekle ilintilidir.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir